Aylin
New member
Bu nedenle “insanlar daha fazla sebze yemeli” demek tek başına yeterli değil.
Sebze gerçekten uygun fiyatlı mı? İnsanların yaşadığı bölgede taze ürün bulunuyor mu? Çalışan bir kişinin pazıyı temizleyip pişirmeye zamanı var mı? Evde uygun mutfak ekipmanı bulunuyor mu?
Bunlar beslenme davranışını etkileyen gerçek sosyal faktörler.
Irk, Etnik Kimlik ve Mutfak: Pazının Birden Fazla Hafızası
Türkiye bağlamında “ırk” kelimesinden çok etnik kimlik, göç ve kültürel aidiyet üzerinden düşünmek daha açıklayıcı olabilir.
Doğu Karadeniz mutfağı bunun güzel bir örneği. Bölgenin kültürel envanterinde Gürcü, Laz ve Hemşin topluluklarının benzer malzemeleri farklı adlarla ve farklı yemek biçimleriyle kullanabildiği belirtiliyor. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri Projesi
Bu durum bize mutfak kültürünün kapalı kutular hâlinde yaşamadığını gösteriyor.
Bir yemek aynı anda birden fazla topluluğun kültürel hafızasında yer alabilir.
2026 yılında Sakarya'daki farklı etnik grupların mutfak kültürlerindeki dönüşümü inceleyen bir araştırma da Abaza, Boşnak, Çerkez, Gürcü, Laz ve Manav topluluklarında hazır gıdaların yaygınlaşması, küreselleşme ve toplumsal dönüşümlerin geleneksel mutfakları etkilediğini ortaya koyuyor. Araştırma ayrıca farklı grupların başka kültürlere ait yiyecekleri kendi mutfaklarına dahil ettiklerini belirtiyor. DergiPark
Bu nedenle “bu yemek kesinlikle şu halkındır” yaklaşımı çoğu zaman mutfak tarihinin karmaşıklığını gözden kaçırabilir.
Göç ve Mutfak Hafızası: Pazı Gibi Sıradan Bir Malzeme Neden Önemli?
Yemek kültürünün göçle değişmesi özellikle önemli.
2025 tarihli bir antropoloji araştırması, zorunlu göç yaşamış ailelerin geleneksel yemekleri yalnızca beslenme amacıyla değil, geçmişle ve kimlikle bağ kurmanın bir yolu olarak da sürdürdüğünü gösteriyor. Araştırmada bazı ailelerin özel günlerde geçmişten gelen yemekleri yapmaya devam ettiği ve genç kuşakların bu yemekleri ailelerinin tarihsel mirası olarak değerlendirdiği aktarılıyor. DergiPark
Bu açıdan pazıya farklı bakabiliriz.
Bir pazı yemeğinin tarifi değişebilir. İçine pirinç konabilir veya konmayabilir. Zeytinyağı kullanılabilir, tereyağı kullanılabilir. Soğan ve sarımsak miktarı değişebilir. Hatta aynı yemek farklı ilçelerde farklı isimlerle anılabilir.
Ama yemeğin aile içinde aktarılması, onun anlamını koruyabilir.
Pazı Hangi Yöreye Aittir? Kısa ve Net Cevap
Eğer soru “Pazının anavatanı hangi Türk yöresidir?” şeklinde soruluyorsa, tek bir Türk yöresi göstermek doğru değildir. Pazı, Beta vulgaris grubunun bir üyesidir ve bu grubun doğal yayılışı Akdeniz ve Batı Avrasya'dan daha geniş bir coğrafyaya uzanır; Türkiye de doğal yayılış alanı içindedir. Plants of the World Online+1
Eğer soru “Türkiye'de pazı hangi yöre mutfağıyla özellikle özdeşleşmiştir?” şeklindeyse, Doğu Karadeniz güçlü bir örnektir. Rize ve çevresinde pazı/pezik çeşitli yemeklerde kullanılır; bölgesel mutfak kayıtlarında pazı kavurması, pazı mıhlaması ve benzeri yemeklere rastlanır. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri Projesi+1
Dolayısıyla en doğru ifade şu olur: Pazı tek bir Türk yöresine ait bir sebze değildir; ancak Doğu Karadeniz başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli yörelerinde güçlü bir yerel mutfak geleneğine sahiptir.
Forumda Tartışmaya Açalım
Sizce bir yiyeceğin “yöresel” kabul edilmesi için nerede ortaya çıkmış olması mı gerekir, yoksa uzun yıllar boyunca o bölgede yetiştirilip pişirilmesi yeterli midir?
Pazıyı sizin yaşadığınız yerde hangi isimle biliyorlar? “Pazı”, “pezik”, “perzü” ya da başka bir ad mı?
Sizce evlerde pazı gibi sebzelerin hazırlanmasında kadınların daha fazla sorumluluk üstlenmesi geleneksel mutfak bilgisinin korunmasına mı yardımcı oluyor, yoksa ücretsiz ev içi emeğin eşitsiz paylaşımını mı sürdürüyor?
Bir de sınıf meselesi var: Çocukluğunda ekonomik zorunluluk nedeniyle sık tüketilen bir yemeğin yıllar sonra “geleneksel ve sağlıklı mutfak” olarak yeniden değerlendirilmesi sizce ne anlatıyor?
Ve en önemlisi: Bir yemeğin kime ait olduğunu sormak yerine, o yemeğin farklı insanlar tarafından nasıl sahiplenildiğini sormak daha doğru olmaz mı?
Kaynaklar ve Güvenilirlik Notu
Bu yazıdaki botanik bilgiler Kew Science'ın Plants of the World Online kayıtlarına; Türkiye'deki pazı ve yöresel kullanım bilgileri Tarım ve Orman Bakanlığı TÜRKOMP ile Doğu Karadeniz Kültür Envanteri kayıtlarına dayanmaktadır. Toplumsal cinsiyet ve ev içi emek değerlendirmelerinde OECD verileri; gıda ve sınıf ilişkilerinde FAO/WHO/UN kuruluşlarının raporları; etnik kimlik ve mutfak ilişkilerinde ise akademik araştırmalar kullanılmıştır. FAOHome+3Tarım ve Orman Bakanlığı Turkomp+3Doğu Karadeniz Kültür Envanteri Projesi+3
Kişisel deneyim iddiasında bulunmuyorum; “benim aklıma” gibi ifadeler yalnızca forum üslubunu samimileştiren anlatım tercihidir. Analitik değerlendirmeler yukarıda belirtilen kaynakların sunduğu veriler ile bunlardan çıkarılan yorumların ayrımına dikkat edilerek oluşturulmuştur.
Pazının Türkçesi Nedir? “Pazı” Kelimesinin Anlamı, Kökeni ve Farklı Kullanımları
Pazı hakkında internette sık karşılaştığım sorulardan biri şu: “Pazının Türkçesi nedir?” İlk anda biraz garip geliyor; çünkü “pazı” zaten Türkçede kullandığımız kelime. Fakat sorunun arkasında aslında önemli bir dil meselesi var. İnsanlar bazen İngilizcedeki Swiss chard, farklı dillerdeki chard veya botanikteki Beta vulgaris adını görünce bunların Türkçedeki karşılığını merak ediyor.
Kısaca söylemek gerekirse: Swiss chard'ın Türkçedeki yaygın karşılığı “pazı”dır. Pazı aynı zamanda “yaban pancarı” adıyla da ilişkilendirilir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın TÜRKOMP veri tabanında pazı, Beta vulgaris var. cicla ve Beta vulgaris var. flavescens bilimsel adlarıyla kayıtlıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı Turkomp
Ama “pazı” kelimesinin hikâyesi bununla bitmiyor.
Pazı Kelimesi Türkçe mi?
Burada dilbilim devreye giriyor.
“Pazı” kelimesinin kökeni konusunda etimolojik kaynaklar kelimeyi Ermenice bazuk biçimiyle ilişkilendiriyor. Bu sözcüğün “kol” anlamıyla da bağlantısı bulunuyor. Türkçedeki “pazı” sözcüğünün tarihsel kullanımının eski dönemlere uzandığı ve bitkinin sapı/yapısıyla bağlantılı anlamlar taşıdığı aktarılıyor. Türkçe Ne Demek+1
Bu bilgi, “kelime başka bir dilden gelmişse Türkçe değildir” şeklindeki basit düşüncenin neden sorunlu olduğunu da gösteriyor.
Türkçe tarih boyunca farklı dillerden kelimeler almış ve aynı zamanda başka dillere kelimeler vermiş bir dil. Bugün günlük Türkçenin doğal parçası hâline gelmiş birçok sözcüğün çok katmanlı bir geçmişi bulunuyor.
Dolayısıyla “pazı” kelimesinin kökeninin tartışılması, onun günümüz Türkçesinde Türkçe bir kullanım olmadığı anlamına gelmez.
Pazı = Swiss Chard mı?
Evet, günlük kullanım açısından en doğru karşılık budur.
İngilizcede “Swiss chard” olarak adlandırılan sebze Türkçede “pazı” diye bilinir. Kew'in bitki veri tabanında da Beta vulgaris grubunun yaprak pancarı grubunda “Swiss chard” adı yer alıyor. Plants of the World Online+1
Buradaki “Swiss” kelimesi de zaman zaman kafa karıştırıyor. Sebzenin Türkçede “İsviçre pazısı” şeklinde çevrilmesi gerekmiyor. Türkiye'deki yerleşik kullanım pazı.
Benzer şekilde İngilizce bir tarifte “Swiss chard” gördüğünüzde, Türkiye'deki manav veya pazarda karşılığı çoğunlukla pazıdır.
Pazı ile Pancar Aynı Şey mi?
Burada küçük ama önemli bir ayrım var.
Pazı ve pancar aynı tür grubu içinde yer alan, fakat farklı amaçlarla yetiştirilmiş formlardır. Beta vulgaris çok çeşitli kültür formlarını kapsar. Kew, bu gruplar arasında kök pancarı, yaprak pancarı, şeker pancarı ve yem pancarını ayırıyor. Pazı, yaprakları için yetiştirilen gruptadır; pancarda ise kök kısmının gelişimi ön plana çıkar. Plants of the World Online
Bu nedenle “pazı pancarın yaprağıdır” demek günlük konuşmada anlaşılabilir olsa da botanik açıdan biraz fazla basitleştirici olur.
Daha doğru ifade, pazı ve pancarın aynı türün farklı kültür grupları arasında yer aldığıdır.
Pazı, Yaban Pancarının Türkçesi mi?
“Yaban pancarı” ifadesi pazıyla bağlantılı olarak kullanılabiliyor. Ancak burada da terminolojik dikkat gerekiyor.
TÜRKOMP pazıyı Beta vulgaris çeşitleriyle tanımlıyor ve “pezik” adını Adana için yöresel isim olarak veriyor. Kew ise Beta vulgaris türü ve alt grupları için farklı taksonomik adlandırmalar kullanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Turkomp+1
Bu yüzden günlük mutfak dilindeki isimlerle bilimsel sınıflandırmayı birebir eşleştirmemek gerekiyor.
Bir bitkinin halk arasında kullanılan adı, botanik sınıflandırmadaki adından daha geniş veya farklı bir anlam taşıyabilir.
Erkekler ve Kadınlar Pazıya Aynı Şekilde mi Bakar?
Bu soruya “erkekler veriye, kadınlar duygulara bakar” diye cevap vermek kolay olurdu. Fakat böyle bir yaklaşım hem bilimsel açıdan zayıf hem de gerçek hayattaki çeşitliliği açıklamakta yetersiz kalır.
Sebze gerçekten uygun fiyatlı mı? İnsanların yaşadığı bölgede taze ürün bulunuyor mu? Çalışan bir kişinin pazıyı temizleyip pişirmeye zamanı var mı? Evde uygun mutfak ekipmanı bulunuyor mu?
Bunlar beslenme davranışını etkileyen gerçek sosyal faktörler.
Irk, Etnik Kimlik ve Mutfak: Pazının Birden Fazla Hafızası
Türkiye bağlamında “ırk” kelimesinden çok etnik kimlik, göç ve kültürel aidiyet üzerinden düşünmek daha açıklayıcı olabilir.
Doğu Karadeniz mutfağı bunun güzel bir örneği. Bölgenin kültürel envanterinde Gürcü, Laz ve Hemşin topluluklarının benzer malzemeleri farklı adlarla ve farklı yemek biçimleriyle kullanabildiği belirtiliyor. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri Projesi
Bu durum bize mutfak kültürünün kapalı kutular hâlinde yaşamadığını gösteriyor.
Bir yemek aynı anda birden fazla topluluğun kültürel hafızasında yer alabilir.
2026 yılında Sakarya'daki farklı etnik grupların mutfak kültürlerindeki dönüşümü inceleyen bir araştırma da Abaza, Boşnak, Çerkez, Gürcü, Laz ve Manav topluluklarında hazır gıdaların yaygınlaşması, küreselleşme ve toplumsal dönüşümlerin geleneksel mutfakları etkilediğini ortaya koyuyor. Araştırma ayrıca farklı grupların başka kültürlere ait yiyecekleri kendi mutfaklarına dahil ettiklerini belirtiyor. DergiPark
Bu nedenle “bu yemek kesinlikle şu halkındır” yaklaşımı çoğu zaman mutfak tarihinin karmaşıklığını gözden kaçırabilir.
Göç ve Mutfak Hafızası: Pazı Gibi Sıradan Bir Malzeme Neden Önemli?
Yemek kültürünün göçle değişmesi özellikle önemli.
2025 tarihli bir antropoloji araştırması, zorunlu göç yaşamış ailelerin geleneksel yemekleri yalnızca beslenme amacıyla değil, geçmişle ve kimlikle bağ kurmanın bir yolu olarak da sürdürdüğünü gösteriyor. Araştırmada bazı ailelerin özel günlerde geçmişten gelen yemekleri yapmaya devam ettiği ve genç kuşakların bu yemekleri ailelerinin tarihsel mirası olarak değerlendirdiği aktarılıyor. DergiPark
Bu açıdan pazıya farklı bakabiliriz.
Bir pazı yemeğinin tarifi değişebilir. İçine pirinç konabilir veya konmayabilir. Zeytinyağı kullanılabilir, tereyağı kullanılabilir. Soğan ve sarımsak miktarı değişebilir. Hatta aynı yemek farklı ilçelerde farklı isimlerle anılabilir.
Ama yemeğin aile içinde aktarılması, onun anlamını koruyabilir.
Pazı Hangi Yöreye Aittir? Kısa ve Net Cevap
Eğer soru “Pazının anavatanı hangi Türk yöresidir?” şeklinde soruluyorsa, tek bir Türk yöresi göstermek doğru değildir. Pazı, Beta vulgaris grubunun bir üyesidir ve bu grubun doğal yayılışı Akdeniz ve Batı Avrasya'dan daha geniş bir coğrafyaya uzanır; Türkiye de doğal yayılış alanı içindedir. Plants of the World Online+1
Eğer soru “Türkiye'de pazı hangi yöre mutfağıyla özellikle özdeşleşmiştir?” şeklindeyse, Doğu Karadeniz güçlü bir örnektir. Rize ve çevresinde pazı/pezik çeşitli yemeklerde kullanılır; bölgesel mutfak kayıtlarında pazı kavurması, pazı mıhlaması ve benzeri yemeklere rastlanır. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri Projesi+1
Dolayısıyla en doğru ifade şu olur: Pazı tek bir Türk yöresine ait bir sebze değildir; ancak Doğu Karadeniz başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli yörelerinde güçlü bir yerel mutfak geleneğine sahiptir.
Forumda Tartışmaya Açalım
Sizce bir yiyeceğin “yöresel” kabul edilmesi için nerede ortaya çıkmış olması mı gerekir, yoksa uzun yıllar boyunca o bölgede yetiştirilip pişirilmesi yeterli midir?
Pazıyı sizin yaşadığınız yerde hangi isimle biliyorlar? “Pazı”, “pezik”, “perzü” ya da başka bir ad mı?
Sizce evlerde pazı gibi sebzelerin hazırlanmasında kadınların daha fazla sorumluluk üstlenmesi geleneksel mutfak bilgisinin korunmasına mı yardımcı oluyor, yoksa ücretsiz ev içi emeğin eşitsiz paylaşımını mı sürdürüyor?
Bir de sınıf meselesi var: Çocukluğunda ekonomik zorunluluk nedeniyle sık tüketilen bir yemeğin yıllar sonra “geleneksel ve sağlıklı mutfak” olarak yeniden değerlendirilmesi sizce ne anlatıyor?
Ve en önemlisi: Bir yemeğin kime ait olduğunu sormak yerine, o yemeğin farklı insanlar tarafından nasıl sahiplenildiğini sormak daha doğru olmaz mı?
Kaynaklar ve Güvenilirlik Notu
Bu yazıdaki botanik bilgiler Kew Science'ın Plants of the World Online kayıtlarına; Türkiye'deki pazı ve yöresel kullanım bilgileri Tarım ve Orman Bakanlığı TÜRKOMP ile Doğu Karadeniz Kültür Envanteri kayıtlarına dayanmaktadır. Toplumsal cinsiyet ve ev içi emek değerlendirmelerinde OECD verileri; gıda ve sınıf ilişkilerinde FAO/WHO/UN kuruluşlarının raporları; etnik kimlik ve mutfak ilişkilerinde ise akademik araştırmalar kullanılmıştır. FAOHome+3Tarım ve Orman Bakanlığı Turkomp+3Doğu Karadeniz Kültür Envanteri Projesi+3
Kişisel deneyim iddiasında bulunmuyorum; “benim aklıma” gibi ifadeler yalnızca forum üslubunu samimileştiren anlatım tercihidir. Analitik değerlendirmeler yukarıda belirtilen kaynakların sunduğu veriler ile bunlardan çıkarılan yorumların ayrımına dikkat edilerek oluşturulmuştur.
Pazının Türkçesi Nedir? “Pazı” Kelimesinin Anlamı, Kökeni ve Farklı Kullanımları
Pazı hakkında internette sık karşılaştığım sorulardan biri şu: “Pazının Türkçesi nedir?” İlk anda biraz garip geliyor; çünkü “pazı” zaten Türkçede kullandığımız kelime. Fakat sorunun arkasında aslında önemli bir dil meselesi var. İnsanlar bazen İngilizcedeki Swiss chard, farklı dillerdeki chard veya botanikteki Beta vulgaris adını görünce bunların Türkçedeki karşılığını merak ediyor.
Kısaca söylemek gerekirse: Swiss chard'ın Türkçedeki yaygın karşılığı “pazı”dır. Pazı aynı zamanda “yaban pancarı” adıyla da ilişkilendirilir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın TÜRKOMP veri tabanında pazı, Beta vulgaris var. cicla ve Beta vulgaris var. flavescens bilimsel adlarıyla kayıtlıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı Turkomp
Ama “pazı” kelimesinin hikâyesi bununla bitmiyor.
Pazı Kelimesi Türkçe mi?
Burada dilbilim devreye giriyor.
“Pazı” kelimesinin kökeni konusunda etimolojik kaynaklar kelimeyi Ermenice bazuk biçimiyle ilişkilendiriyor. Bu sözcüğün “kol” anlamıyla da bağlantısı bulunuyor. Türkçedeki “pazı” sözcüğünün tarihsel kullanımının eski dönemlere uzandığı ve bitkinin sapı/yapısıyla bağlantılı anlamlar taşıdığı aktarılıyor. Türkçe Ne Demek+1
Bu bilgi, “kelime başka bir dilden gelmişse Türkçe değildir” şeklindeki basit düşüncenin neden sorunlu olduğunu da gösteriyor.
Türkçe tarih boyunca farklı dillerden kelimeler almış ve aynı zamanda başka dillere kelimeler vermiş bir dil. Bugün günlük Türkçenin doğal parçası hâline gelmiş birçok sözcüğün çok katmanlı bir geçmişi bulunuyor.
Dolayısıyla “pazı” kelimesinin kökeninin tartışılması, onun günümüz Türkçesinde Türkçe bir kullanım olmadığı anlamına gelmez.
Pazı = Swiss Chard mı?
Evet, günlük kullanım açısından en doğru karşılık budur.
İngilizcede “Swiss chard” olarak adlandırılan sebze Türkçede “pazı” diye bilinir. Kew'in bitki veri tabanında da Beta vulgaris grubunun yaprak pancarı grubunda “Swiss chard” adı yer alıyor. Plants of the World Online+1
Buradaki “Swiss” kelimesi de zaman zaman kafa karıştırıyor. Sebzenin Türkçede “İsviçre pazısı” şeklinde çevrilmesi gerekmiyor. Türkiye'deki yerleşik kullanım pazı.
Benzer şekilde İngilizce bir tarifte “Swiss chard” gördüğünüzde, Türkiye'deki manav veya pazarda karşılığı çoğunlukla pazıdır.
Pazı ile Pancar Aynı Şey mi?
Burada küçük ama önemli bir ayrım var.
Pazı ve pancar aynı tür grubu içinde yer alan, fakat farklı amaçlarla yetiştirilmiş formlardır. Beta vulgaris çok çeşitli kültür formlarını kapsar. Kew, bu gruplar arasında kök pancarı, yaprak pancarı, şeker pancarı ve yem pancarını ayırıyor. Pazı, yaprakları için yetiştirilen gruptadır; pancarda ise kök kısmının gelişimi ön plana çıkar. Plants of the World Online
Bu nedenle “pazı pancarın yaprağıdır” demek günlük konuşmada anlaşılabilir olsa da botanik açıdan biraz fazla basitleştirici olur.
Daha doğru ifade, pazı ve pancarın aynı türün farklı kültür grupları arasında yer aldığıdır.
Pazı, Yaban Pancarının Türkçesi mi?
“Yaban pancarı” ifadesi pazıyla bağlantılı olarak kullanılabiliyor. Ancak burada da terminolojik dikkat gerekiyor.
TÜRKOMP pazıyı Beta vulgaris çeşitleriyle tanımlıyor ve “pezik” adını Adana için yöresel isim olarak veriyor. Kew ise Beta vulgaris türü ve alt grupları için farklı taksonomik adlandırmalar kullanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Turkomp+1
Bu yüzden günlük mutfak dilindeki isimlerle bilimsel sınıflandırmayı birebir eşleştirmemek gerekiyor.
Bir bitkinin halk arasında kullanılan adı, botanik sınıflandırmadaki adından daha geniş veya farklı bir anlam taşıyabilir.
Erkekler ve Kadınlar Pazıya Aynı Şekilde mi Bakar?
Bu soruya “erkekler veriye, kadınlar duygulara bakar” diye cevap vermek kolay olurdu. Fakat böyle bir yaklaşım hem bilimsel açıdan zayıf hem de gerçek hayattaki çeşitliliği açıklamakta yetersiz kalır.